Bebek Odasını Çocuk Odasına Dönüştürmek

4 sene önce Kırmızı Minder'e ilk başladığımızda yazdığım ilk yazı o zamanlar 1 yaşında olan kızımız için hazırladığımız odaydı.

Littlegirl0

O odadaki en sevdiğimiz özellik bebek yatağının ilerleyen zamanlarda çocuk yatağına dönüşebilmesiydi. Her ne kadar yatağı ayarlayıp mobilyaları kullanmaya devam etsek de küçük hanım büyüdükçe "neden benim dolaplarımda civcivler var, benim masam olmayacak mı?" gibi serzenişlerde bulunmaya başladı. Ben de elimizdeki mobilyalara küçük değişiklikler yaparak odayı biraz da büyümüş bir çocuğa göre düzenlemeye çalıştım. İşte yaptığım değişiklikler:

Littlegirl1

Odaya yeni olarak sadece gül desenli bir avize aldık. Eski tülünde de gül motifleri olduğu için değiştirmedik. Sadece eskiden başka bir odada duran ve yeni evde bir yere uyduramadığımız kalın perdeleri tüllerin yanına astık. Yine önceden başka bir odada duran ve çok işe yaramayan masamızı onun odasına taşıdık. (dolap ve masa arasındaki küçük şifonyer kardeşinin eşyalarını taşıyor, kardeşinin ileride odası olursa oraya taşıyacağız bu dolabı)

Littlegirl3

Mobilyalarındaki civcivleri söktüm. Civcivleri söktükten sonra babası yatağının başına IKEA'dan aldığım cibinliği monte etti. 

Littlegirl2

Mobilyalarındaki renkli kulpları sökerek internetteki eskicilerden bulduğum gül motifli kulpları taktık.

Littlegirl4

Masasının üzerine çerçevelerden bir düzenleme yaptık. Detaylar ilginiz çekerse: 1: çok sevdiğim bir arkadaşımın kızım ilk doğduğunda yaptığı portakal ağacı'nın altında bebeğini taşıyan anne resmi | 2: Verity, Türkiye'de yaşarken ondan aldığım sahildeki kardeşler resmi | 3: Ikea'nın kelebekli çerçevesi | 4 & 5: ThreeRedApples'ın etsydeki dükkanından aldığım elişi kasnaklar | 6, 7 & 8: Wishes & Heros'dan yıllar önce aldığım çizimler | 9, 10 & 11: internetten indirdiğim "dream big" yazan bir çizim, daldaki iki kuş resmi ve sanki kızımın büyümüş haline benzettiğim bir resim.

Littlegirl6

Detaylarla devam: Wishes & Heros'da görünce" tam beni anlatıyor!" dediğim çizim, çocukken yaptığım ilk etamin denemelerim, babacığımın biz çocukken hediye getirdiği kutu ve kızımın yengesinin hediyesi Koton'un çocuk çantası

Littlegirl5

çok sevdiği manevi halasının yaptığı kutu, ikea'nın mumları, mudo home'un aksesuar kutulu aynası, 12 sene önce yaptığım çerçeve, güllü kuplar ve kelebekli halısı. (Bu halının benim için çok özel bir yeri var. Önceki yazılarda yazdığım kuşlu bebek partisindeki kuşlara bir projesi için ihtiyacı olan bir okuyucuma kuşlardan ve kitabımdan yollamıştım. O da kelebekli doğum günümüzde temayı ve odasında halının olmadığını görünce bu halıyı yollamış....) 

Böylece mevcut bebek odamızı, ekstra hiç bir mobilya almadan küçük hanım odasına dönüştürmüş olduk... Sıra geldi antre'yi elden geçirmeye...


Kütüphane/Çalışma & Misafir Odası

Geçen hafta sonu size kütüphane ve misafir odası olarak kullandığımız odayı düzenlemek istediğimi anlatmıştık. Nihayet bu hafta sonu size odayı bitirebildiğimi gururla söyleyebiliriz! (en çok da anneme söylemek istiyorum, çünkü 2 ay önceki halini görünce yüzünde oluşan ifadeyi kolay kolay unutacağımı sanmıyorum.)

Kutuphane_bos

Odanın 1 hafta önceki hali bu şekildeydi. (keşke 2 ay öncesinin kutluarla dolu, içeri girmeye korktuğum halini de çekseymişim) Koltuk eski evimizde çocuk oyun odasında, perdeler salonda, lamba yemek odasında idi. Biz sadece halı ve dolapları eklemiştik. Size gösterdiğim 3 fotoğraftan ben en çok aşağıdakini sevmiştim:

6a00d83451e9a369e2016302de4f9c970d


Çünkü bizim gibi bir masası ve koltuğu vardı. Bu yüzden evin başka odalarında bulunan bir tekli koltuğu ve çocuklar doğunca depoya kaldırdığımız orta sehpayı çıkartıp bu odaya taşıdım. Ben bu fotoğrafı görene kadar nasıl aklıma gelmedi ki o sehpa ve koltuk... İşte sonuçlar ve detaylar... artık Ayşeikbal'in odasını düzenlemeye geçebilirim...

Kutuphane1

Kutuphane2

Kutuphane3

Kutuphane4

Kutuphanedetay1


Kutuphanedetay2

Kutuphanedetay3


Düzenli Hayata Merhaba

Toplu_

Kırmızı Minder'e yazmadığım son bir ay içerisinde kendimi yukarıda görülen dolaplar ve benzerlerini düzenlemeye adadım. Sanki ben kendi hayatımı ve çevremdeki eşyaları istediğim şekilde tasarlayamadığım sürece bu blogu devam ettirmenin de bir anlamı olmazmış gibi geliyordu.

Düzenli mutfaklar yazımı hatırlayanlar ne demek istediğimi anlayabilir belki. İşe o yazıdan aldığım hevesle mutfak dolaparlından başladım. Aklımda o yazıdaki gibi bir sürü dolap ayırma aparatı almak vardı ama doğru şekilde düzenleyince buna ihtiyacım olmadığını anladım. Her ne kadar hayalimdeki mutfağa sahip olsam da her birini tek tek boşaltıp örtülerini yıkayıp gerçekten istediğim gibi yerleştirmek epey  bir zamanımı aldı.

Mutfak dolapları tamalanınca bu defa giysi dolaplarına yöneldim. Artık devamlı yeterince dolabım yok diye yakınıp, aradığım kıyafetleri bulamadığımı, sürekli aynı şeyleri giydiğimi fark etmeye başladım çünkü. Onun ilham kaynağı da bu yazı oldu. Son 3 ay içinde giymediğim tüm kıyafetleri kaldırdım, en az 1 yıldır elimi sürmediklerimi ihtiyacı olanlara vermek üzere ayırdım, hala kışlıkların arasında duran yazlıklarımı kaldırdım. Meğer giyecek bir sürü kıyafetim varmış!

Son belki de başımı en çok ağrıtan bölüm ise buzdolabını düzenlemek oldu. Her şey bir gece 2 koli dolusu sebzenin kapıda belirmesiyle başladı. Ben bu kadar sebzeyi buzdolabına nasıl sığdıracağımı kara kara düşünürken aniden buzdolabıma hiçbir şeyin sığmadığına ve ayrıca derin ve kullanışlı bir dolaba ihtiyacım olduğuna karar verdim. Ancak hem buzdolabı fiyatları hem de etrafımdakilerin görüşleri beni dolabı nasıl kullandığım konusunda yeniden düşünmeye sevk etti. Fark ettimki zamanla 2-3 rafı tencereler sığmıyor diye kaldırmış, yan rafları gerek yok diye çıkartmışım, dolabı kullanmadığım malzemelerle doldurmuşum.  Kaldırdığım rafları yeniden ekledim, her şeyi çıkartıp "tekrar dolaba koyarsam kullanılacak mı?" diye sorup elden geçirdim. Yan rafları takıp buzdolabının bir gözünü kendilerine tahsis ettiğim kavanozları bu raflara bölüştürdüm.

Sonuç olarak anladım ki benim daha çok dolaba değil, daha akıllıca düzenlenmiş dolaplara ihtiyacım varmış. İşin en güzel tarafı da tüm bunlara tek bir kuruş harcamamış olmam. Buraya kadar sabredip okuduysanız belki siz de bir hevesle kendi dolaplarınızı yeniden gözden geçirmeye karar verirsiniz :)