Anthropologie'nin yatak örtüsü, Pottery Barn'ın halısı, perdelere gelişi güzel bağlanmış kurdaleler,
Mutfağın rengi, ortadaki küçük çalışma tezgahı,
stüdyo masalarının perdeleri, yüksek sandalye, duvardaki resimler... Hepsi "Keşke Kelly'nin arkadaşı olsam..." dedirtiyor bana.
Görüntüler hoş evet. Gerçekten de sadece arkadaşı olunabilirdi zira kendim yapmaya kalksam perdeleri asla öyle bırakamaz ,tozlanır gerekçesiyle ne mutfağın ortasında mutfak kaplarımı ne de çalışma odamda malzemelerimi açıkta bırakmak istemezdim. Sonra temizlemesi zor olur diye. Ama insanın evinde böyle kocaman camları olması çok güzel olurdu yine yatak odası hariç derim orda da izlenme hissi uyandırır. Yaşantının mimariyi nasıl etkilediğine güzel bir örnek diyelim ve bu yorum uzar gider...
Posted by: Nihal | 01/22/2009 at 12:44 AM